12 Mart 2009 Perşembe

EVLİ ERKEKLERİN KADINLARINA DAYAK ATMASINI KURAN YASAKLIYOR.



RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA!



Allah dünya hayatında aklı olan kadın erkek hepsini erginlik yaşına geldiklerinde kendilerine yol din seçmede aklını takvasını ve fıskını vererek, hangi yolu seçerse, sonucuna katlanmak koşulu ile istediği yolda yürümesini kişinin  kendi özgür iradesiyle baş başa bırakmıştır.

Üzülerek belirtmeliyim ki toplumlar arasında çok dengesiz kadın ve erkekle ilgili tartışmalara girilmiştir. Bazıları kadın üstün erkek kadının emri altında olması gerekir demişler. Bazıları erkek üstün kadın erkeğin emri altında olması gerekir demişler. Bazıları da erkekle kadın arasında hiçbir farklılık Yoktur. Diyerek, her ikisi de eşittir görüşüne sahip olmuşlardır. Oysa Kimin nerede nasıl bir konumda olduğunun belirleyicisi yerleri ve gökleri yaratan Allah'tır.

Allah, Kuran'da  erkek ve kadının profilini Nasıl bir yere koymuş onu tespit etmeye çalışalım.

Fıtratlarından gelen takva sesine kulak veren insanlar, olayın iç yüzünü kavradıkları zaman Kuran'ın söylediklerine teslim olarak, Allah'ım Sen ne  Yücesin her şeyi yerli yerine koymuşsun demekten kendilerini alamazlar. fakat insan oğlu Allah'ın yerine koyduğun varlıkları konulduğu yerden kaldırarak, düzeni bozmuşlar demekten kendilerini alamayacaklardır.


Önce Akıl eden insanların, Şunu iyi bilmeleri gerekmektedir. Dünya Hayatı Allah tarafından insanlar için adalet dağıtılan yer değil, Farklı konumlarda yaratılan insanların biri birleri arasında. Adaletli davranmaları için denemeye tabi tutulan yerdir.

4/ 135- Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.”

İşte Kadınlarla erkekler arasında yaratılış olarak farklılıklar olduğu muhakkaktır. Bu Farklı yaratılış güçlü olanların zayıf olanlara zulmetmesi değil, güçlü olanlar mazlum ve zayıf olanları korumak ve onlara adaletle davranmakla yükümlüdürler. Bu İster iki kişi arasındaki arkadaş ilişkilerinde olsun, isterse evlilikte erkek veya kadın ilişkilerinde olsun , Allah adaletli davranmayı emretmektedir.. Bakınız Allah Kuran'da Kadın ve erkeklerin bulunmuş oldukları konumları ortaya koyarken ne söylüyor?

4/32- Allah'ın kendisiyle kiminizi kiminize göre üstün kıldığı şeyi (malı) temenni etmeyin. Erkeklere kazandıklarından pay (olduğu gibi), kadınlara da kazandıklarından pay vardır. Allah'tan onun fazlını (ihsanını) isteyin. Gerçekten, Allah her şeyi bilendir.

Burada önemli olan birinin güçlü veya zayıf olması değil, Önemli olanın kendi üzerine düşen görevi üzerine düşen kadar yapmasıdır. Herkes kendi yapmış ve kazanmış olduklarının karşılığını göreceklerdir. Bazıları Kuran'ın kadınları erkeklere göre zayıf yaratmasını kadınların aleyhine diye serzenişte bulunmaktadırlar.

4/127- Kadınlar konusunda senden fetva isterler. De ki: "Onlara ilişkin fetvayı size Allah veriyor. (Bu fetva,) Kendilerine yazılan (hakları veya miras)ı vermediğiniz ve kendilerini nikahlamayı istediğiniz yetim kadınlar ve zayıf çocuklar (hakkında) ile yetimlere karşı adaleti ayakta tutmanız konusunda size kitapta okunmakta olanlardır. Hayır adına her ne yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir.

Kainat içerisindeki yaratılmış olan bütün varlıklara baktığımız zaman hepsinin yaratılışlarının fizik açısından farklı farklı olduğu gözlenmektedir.İnsanların dışındaki varlıklarda akıl ve yola gidiş seçimi olmadığı için,  onlarda denenme de yoktur. Adalet onlarda aranmaz. Onlar, insanlara ders alma vesilesidirler. 

Baktığımız zaman köpek kediden güçlü. Kuşların kendi aralarında güç farklılıkları, aslan diğer hayvanlardan silahsal olarak güçlü yaratılmışlardır. Onların o konunun uzmanları onlar hakkında bilgi verirken muazzam bir düzen sağlandığı görülmektedir. Ama insanlar arasındaki farklar birbirlerini yok etmek için değil birilerinin yanlışlığını diğerleri düzeltmesi birilerinin zulümlerini diğerleri tarafından engellenmesi için denemektedirler. İşte kuran şöyle buyuruyor.

67/2- O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır.”

İşte kuran Kadınların ve erkeklerin yaratılış farklılıklarını yaratılış bakımından farklı yaratıldığını belirtmektedir. Bu Demek değildir ki farklı veya güçlü yaratılanlar zayıf veya güçsüz yaratılanları ezecek ona zulmedecek diye bir şey yoktur. Bir anlık dünyada ebedi bir hayatın kazanılmasının  sınavı yapılmaktadır. Yani Dünya hayatında kadın olsun erkek osun, yaşlı olsun genç olsun, sakat olsun sağlam olsun zengin olsun fakir olsun velhasıl akıl eden herkese, yani deneme salonunda yerlerini alanlara Allah birer rol olarak vermiştir. 

Ve herkese kendi yapacağı kadar yük yükleyerek imtihana tabi tutmuştur. Buradaki önemli olan herkesin kendine düşen görevi kendine düşen kadar sorumluluklarını yerine getirmesidir. İşte Allah renk dil farklılığı gözetmeden bu farklı konumlardaki insanların hangisinin sağlam bir imanla kendi üzerine düşen görevi yerine getirip getirmediğine bakacaktır. Ondaki diğer üstünlükler kaybolup gidecek sadece takva üstünlüğü ortada kalacaktır.

49/3- Ey insanlar, gerçekten, Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık. Şüphesiz, Allah Katında sizin en üstün (kerim) olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır.

Devamlı üzerine basa basa durduğum bir söz vardı. Kuran da Allah’ın gönderdiği bir kitaptır. kainatta Allah’ın yarattığı bir varlık idi Allah’ın gönderdiği vahiylerle Allah’ın Yarattığı kainatın yasaları ile uyum halindedirler. Yani Kuran ile evrenin yasaları biri birleriyle çelişmezler Kuran, İlim , Akıl, Ve pratik hayat birbirleriyle kucaklaşamıyor sa, din  asla doğru olamaz.

atı yaratan Allah’ın koyduğu yeri bulabilmek gerekmektedir. Allah kuranda kadını ve erkeğin bulunmuş olduğu yeri ve konumu elbette belirlemiştir.şimdi onu kurandan anlamaya çalışalım.
Yaratılış olarak farklı olan iki şeyin Bulunmuş olduğu konum itibariyle , eşit olması asla mümkün olamaz. Biz burada onların hukuk yönünden, İkisi de kanun önünde ve Allah huzurunda insan olarak aynı hukuka eşit olduğunu biliyoruz ve bunu tartışmıyoruz. Ama bir evlilik hayatında bir düzenin bir asayişin sağlanabilmesi için bazı kuralların olması gerekmektedir. Herkesin kedi yer ve konumunu tespit edip bilmezse kargaşa ortaya çıkar. Hakkı yerine oturtmak gerekmektedir.Şimdi Kuran'dan bunları ayetlerle izah etmeye çalışalım.

4/32- Allah'ın kendisiyle kiminizi kiminize göre üstün kıldığı şeyi (malı) temenni etmeyin. Erkeklere kazandıklarından pay (olduğu gibi), kadınlara da kazandıklarından pay vardır. Allah'tan onun fazlını (ihsanını) isteyin. Gerçekten, Allah her şeyi bilendir.

Bu konuda ilim adamlarının tespitlerine göre Kadınlarla erkekler arasında, hem sosyal hem kültürel hem psikolojik, hem biyolojik hem de fizyolojik olarak kırk beş tane  farklılık olduğu o konunun uzmanları tarafından ortaya konulmaktadır. 

Biz elbette kadınların ve erkeklerin farklı yaratılışlarının Aile içerisindeki, ve toplum içerisindeki yerlerini tespit ederken, Erkeklere kazandıklarından pay (olduğu gibi), kadınlara da kazandıklarından pay vardır. Allah'tan onun fazlını (ihsanını) isteyin. Gerçekten, Allah her şeyi bilendir.

Buraya kadar kadınlarla erkekler arasındaki farklara değinmiştik. Ve bu ayet bir şeyler çağrıştırıyor. Yani dünya hayatında bazılarının üstün veya güçlü bazılarının güçsüz yaratılmasından dolayı rahatsız olmayın. Herkes kendi bulunmuş olduğu rolde yapabileceğinin en mükemmelini yapmasıyla Allah katında değeri vardır. Allah kadına ve erkeğe birer rol vermiş ve hepsini de o rolde verilen görev sorumluluğu içerisinde rolünü oynamaya davet etmektedir.Şimdi o rolleri şu ayetten anlamaya çalışalım.

4/34- Allah'ın, bazısını bazısına üstün kılması ve onların kendi mallarından harcaması nedeniyle erkekler, kadınlar üzerinde 'sorumlu gözeticidir.' Saliha kadınlar, gönülden (Allah�a), itaat edenler, Allah nasıl koruduysa görünmeyeni koruyanlardır. Nüşuzundan korktuğunuz kadınlara (önce) öğüt verin, (sonra onları) yataklarda yalnız bırakın, ( Boşayın.) vurun. Size itaat ederlerse aleyhlerinde bir yol aramayın. Doğrusu Allah Yücedir, büyüktür.

Zaten talak bahsinde, Kuran'ın nikah ile ilgili ortaya koyduğu kuralları izah etmeye çalışmıştım. Burada takva iktidarına sahip olan bir erkeğin. Kontrolü altındaki bir evlilikten söz etmektedir. Bu Bahse nokta koyarak Kadına dayakla ilgili, bir emrin veya bir ayetin yanlış anlaşıldığına geçelim. 

Allah evlilik hayatında evde yetki ve sorumluluğu erkeğe vermiştir. Kuran'daki o konu ile ayetler anlaşılıp esprisi kavrandığı zaman anlaşılması kolaylaşır. Evrendeki varlıkların yapısı neyse Kuran'daki anlatım da eşyanın yapısıyla aynıdır.

Nasıl bir ağaç doğar büyür gelişir ve ölür. Veya devletlerin şirketlerin, bir başlangıcı bir gelişmesi bir sonucu vardır. Evlilik ve boşanmada öyle olmalıdır ve öyledir.  Olaylar öyle bıçak keser gibi gelişmez bir süreç içerisinde oluşmaktadır.

Kuran Müslüman bir erek ve Müslüman bir kadın ile ancak evlilik olabileceğini anlatmaktadır. Nikahın oluşabilmesi için ancak bu şartların olması gerektiğini vurgulamaktadır.ne Müslüman olamayan bir erkekle Müslüman bir kadın, ne de Müslüman olan erkekle de Müslüman olmayan kadının evlenmesini haram kılmaktadır.

60/10- Ey iman edenler, mü'min kadınlar hicret ederek size geldikleri zaman, onları imtihan edin. Allah, onların imanlarını daha iyi bilendir. Şayet (gerçekten) mü'min kadınlar olduklarını bilip-öğrenirseniz, artık sakın onları kafirlere geri çevirmeyin. (Çünkü) Ne bunlar onlara helaldir, ne onlar bunlara helaldir. Onlara (kafir kocalarına kendileri için) harcadıklarını verin. Onlara (hicret eden mü'min kadınlara) ücretlerini (mehirlerini) verdiğiniz takdirde onları nikahlamanızda size bir güçlük yoktur. Kafir (kadın)ların ismetlerini (nikahlarını) tutmayın ve (onlar için) harcadıklarınızı isteyin. Onlar da (mü'min kadınlara) harcadıklarını istesinler. Bu, Allah'ın hükmüdür; sizin aranızda hükmeder. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir..

İnsanlar yaşadıkları hayat boyunca devamlı zikzaklar çizerek yürümektedirler. İlk evlendiklerinde her şey güllük gülistanlık iken, dünya sevgisi eşlerden birini aldatıp, evlenirken vermiş oldukları sözden caydırabilmektedir. İşte Kuran'ın burada kadının erkeğe itaatini ön plana çıkarırken Allah’ın koymuş olduğu sınırları çiğnemeye başladığı evdeki otorite sahibi olan erkeğe, Kadın'ın başkaldırma isyan etme gibi tavırlar aldığı zaman. Kuran orada erkeğe bazı yaptırımlar uygulamayı tavsiye etmektedir. 

İşte kadının hırçınlaşarak evdeki erkeğin Evlilik hayatındaki kurduğu düzeni bozmaya çalışırsa. Bu durumda. Erkeğin ona nasihat ederek kurallara uymaya davet etmesi gerekmektedir. Eğer bu kadının düzelmesine yetmemiş ise kendine gelmesine yeterli gelmemişse. Kadınla arada erkeğin bir mesafe koyarak daha etkili bir davranış olan yatakları ayırması tavsiye edilmektedir. 

Bu Yatakları ayırma olayı erkekle kadının aynı evde olmalarına rağmen cinsel ilgiden uzaklaşmaları gibi bir ceza verilerek önce ondan mahrum olmanın bir acısını tattırarak aynı hallerine devam ettiği taktirde başına daha büyük acıların geleceği uyarısı yapılmaktadır. İşte yatakların ayrılması dört ay sürmektedir.

2/226- Kadınlarından uzaklaşmaya yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır. Eğer (bu süre içinde eşlerine) dönerlerse, şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Eğer bu dört ay bittikten sonra aynı eski haller devam ederse bu sefer Allah erkeğe yeni bir ceza paketi hazırlamasını tavsiye etmektedir. İşte yataklarını ayırdıktan sonra kadının düzelmemesi halinde vurun kelimesi kullanmıştır. Ama Kuran'ın anlatım sanatı kavranamadığından vurun kelimesini bakınız bakarada boşayın anlamında kullanmıştır.

2/228- Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç 'ay hali ve temizlenme süresi' beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa Allah'ın rahimlerinde yarattığını saklamaları onlara helal olmaz. Kocaları, bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almada (başkalarından) daha çok hak sahibidirler. Onların lehine de, aleyhlerindeki maruf hakka denk bir hak vardır. Yalnız erkekler için onlar üzerinde bir derece var. Allah Azizdir. Hakimdir.

Erkeğin kadına verdiği nasihatler, dört ay yataklarının ayrılması eğer fayda vermemişse artık boşanmalarından başka çare kalmadığını gösterir.İnsanlar bolluk ve geniş zamanlarında. Genelde Allah’a olan bağlılıklarından uzaklaşmaya başlarlar. Ne zaman ihtiyaçları artınca Allah duygusu gündeme gelmeye başlar.

17/67- Size denizde bir sıkıntı (tehlike) dokunduğu zaman, O'nun dışında taptıklarınız kaybolur-gider; fakat karaya (çıkarıp) sizi kurtarınca (yine) sırt çevirirsiniz. İnsan pek nankördür.
İşte kadın koca kazanıp istediği gibi yer içerse kıymet anlaşılamaz. Ne zaman hayatın zorlayıcı yükü kadının omuzlarına binerse yapmış olduğu yanlış davranışları yavaş yavaş anlamaya başlar.şimdi biz tekrar kadına dayakla ilgili bölüme dönelim.

Allah Düzgün bir kişiliğin ve düzgün bir aile yapısının projesini böyle hazırlamış. Birisi kalkıp da Allah’ın bu projesini beğenmeyenler kedileri de bir hayat projesi hazırlasınlar da bir görelim. Dünya hayatı sadece insanlar için bir denemedir. Aslında kadın olmuş erkek olmuş Allah katında hiçbir fark yoktur.sadece cinsiyet farklılığı beraber yaşayabilme açısından önemlidir. Diyelim ki İnsanların hepsi Kadın Olmuş Olsaydı Kadınlar bundan hoşlanacaklar mıydı? veya dünyadaki insanların hepsi erkek olmuş olsaydı Erkekler bundan hoşlanacaklar mıydı? Yine hayır.  İşte Allah Kadınla erkeğe ayrı ayrı birbirlerine karşı sevgi duyarlılığı vermiştir. Bu aşk sevgi onları biri birlerine bağlamaktadır.

7/189- O, sizi tek bir nefisten yarattı ve kendisiyle durulup-yatışması için ondan eşini var etti. Onu (eşini) örtüp-bürüyünce, o da bir yük yüklendi de bununla (bir süre) gezindi. Nitekim ağırlaşınca, ikisi Rableri olan Allah'a dua ettiler: "Eğer bize salih (bir çocuk) verirsen, Andolsun şükredenlerden olacağız."

Kadınlar ve erkekler olmasaydı dünya hayatında çoğalma, sevgi bağı Olmazdı. Onların farklı yaratılışta olması biri birlerine bağlanmasına neden olmaktadır. Farklı yaratılışta oluşu onların biri birlerine karşı Allah Katında takva yönü dışında bir üstünlükleri  yoktur. Zaten ölünce dünyada iken olduğu gibi kadın ve erkek olarak yaratılmayacaklar. Cennete gidenler iman eden ve salih amel işleyen olarak tek bir cins olarak yeni bir yaratılışla yaratılacaklardır. Ve onlara eşler verilecektir.

55/56- Orada bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş kadınlar vardır ki, bunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.

Erkek olanlara mükafat olarak, huriler verilip de kadın olanları onlardan mahrum etmek yoktur. Yeni bir yaratılış ve yeni bir yaşam. Ortaya çıkacaktır. İşte dünya hayatında kadınların ve erkeklerin farklı yaratılışı sadece bir rolden başka bir şey değildir.

9/71- Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve Allah'a ve Resûlüne itaat ederler. İşte Allah'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

2/87- Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, sizin örtüleriniz, siz de onlara örtüsünüz. Allah, gerçekten sizin, nefislerinize ihanet etmekte olduğunuzu bildi, tevbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdıklarını dileyin. Fecir vakti, sizce beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin, için, sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescidlerde itikafta olduğunuz zamanlarda onlara (kadınlarınıza) yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır, (sakın) onlara yanaşmayın. İşte Allah, insanlara ayetlerini böylece açıklar; umulur ki sakınırlar.

Daha önce de belirttiğim gibi dünya hayatı bir imtihandır Allah’ın dininde kesinlikle savaş kötülük insanları öldürme yoktur. Eğer müslümanım diyenler iktidar sahibi olurlarsa onlar insanların kendi dinlerini kendilerine bırakarak istedikleri şekilde başkalarına zulmetmediği sürece din seçme ve yaşama haklarına sahiptirler. 

Müslüman olanların yaşam tarzı başka, Müslüman olmayanların yaşam tarzı başkadır. Herkes rolünü kendi kulvarında oynar. ve oynamak zorundadır. İşte Allah insanlara özgür bir din sunuyor ama Evlilik hayatında Kadın ile erkeğin bir arada kalabilmeleri için Allah İkisi de Allah'ın sınırlarını korumak şartıyla beraber yaşayabilirler. Yani ne Müslüman bir erkek ehli kitap veya müşrik bir kadınla durabilir ne de Müslüman bir kadın Müslüman olmayan veya ehli kitap  olan bir erkekle  evli kalabilir.

2/221- Müşrik kadınları, iman edinceye kadar nikahlamayın; iman eden bir cariye, -hoşunuza gitse de- müşrik bir kadından daha hayırlıdır. Müşrik erkekleri de iman edinceye kadar nikahlamayın; iman eden bir köle, -hoşunuza gitse de- müşrik bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar, ateşe çağırırlar, Allah ise Kendi izniyle cennete ve mağfirete çağırır. O, insanlara ayetlerini açıklar. Umulur ki öğüt alıp-düşünürler.

İşte bu açıklamalardan sonra Müslüman olup da sonradan vaz geçip yolunu değiştiren eşlerden herhangi birisi o evlilik hayatının noktalanmasına sebep olmuş demektir. Eğer bu evlilik sürecinde Kadın Buna sebep olmuşsa. Kadın anlattığım süreç içerisinde boşanır. Dayak atılmaz . Her insanın yetkisini ve sorumluluğunu kendisine vermiştir. Kimse kimse adına ne şefaatte bulunabilir ne de onu doğru yola götürebilir.

Sonuç Olarak diyebiliriz ki kadın olsun erkek olsun dünya hayatına imtihan olarak gönderilmişlerdir. Bunlar Müslüman olarak evli kaldıkları sürece biri birlerinin velileridir. Ama her iki eşten herhangi birisi dinini terk eder veya Allah’ın yasakladığı haramlara doğru eğilim göstermeye başlarsa, O evlilik akdi fesh olur. 

 Din seçme özgürlüğü her ikisine de serbesttir. Kadın dininden döndü diye onu erkeğin dövmesi asla Allah’ın dinine yakışmaz. Dinden dönerse de kadın ile erkeğin bir arada evli kalmaları da Allah’ın dinine yakışmaz Müslüman olan Müslüman olmayanın velisi olamaz.

doğrularım Allah'a Yanlışlarım ise bana aittir. En doğru olanı Allah bilir.

ALİ RIZA BORAZAN
MERSİN ANAMUR


2 yorum:

taşdemir dedi ki...

s.a. allah razı olsun çok güzel daha önce okumuştum tazelemiş oldum bitek şey kafama takıldı sonuna doğru dininden dönen kadınla yada erkekle evli kalınmaz dediniz eyvallah ama dininden dönmeyen ama yinede anlaşamayanlar için ne denmeli yani harama yönelmeden ziyade huysuzluk yapıyor yani anlaşamıyorlar ama baktığın zaman haram işlemiyor nasıl olacak

Ali Rıza Borazan dedi ki...

vealeyküm selam.Allah cümlemizden Razı olsun.Mümtehine suresi onuncu ayette zaten onu anlatıyor. Huysuzluk yapması bir sapmanın sonucunda olur zaten bu giderek inkara yoldan çıkmaya sürükler yoldan kaymanın sancıları onlar zaten müslüman bir kadın oturaklı nedediğini ne yaptığını bilen vahyin kontrolünde hayatını düzenleyendir. Bu günküğü şirk içerisinde olan insanları müslüman mı sanıyorsun onların müslümanlığı nüfuscüzdanlarında yazar sadece. kalpte değil. selam ve dua ile